28 Ekim 2016 Cuma

Aspendos Antik Kenti

                

  Aspendos yaşadığım şehir olan Antalya’da bulunan her zaman hikayesini duyup gezip görmeyi ertelediğim bir antik kent idi.










   

  Her ne kadar bir antik kent olarak anılsa da Aspendos denildiği zaman akla ilk olarak Aspendos Antik Tiyatrosu gelir.Hatta Aspendos’un mitolojik hikayesi de tiyatrosu üzerine yazılmıştır: 
  Aspendos kralının bir zamanlar herkesin evlenmek istediği çok güzel bir kızı varmış.Kral kızını kime vereceğini bilemediği için halka “Kim halkımız,kentimiz için en yararlı şeyi yaparsa kızımı ona vereceğim.” diye duyurur. Bunun üzerine iki kardeş iki büyük yapı yaparlar. Biri kente çok uzaklardan, karmaşık yolları birçok zorluğu geçerek, su getiren su kemerleri;  öteki ortasında yere metal para atıldığında üst sıralardan bile sesinin duyulduğu dünyanın akustik olarak en iyi tiyatrosudur. Kral su kemerlerini gördükten sonra kızını su kemerlerini yapana vermek ister. Bunun üzerine tiyatronun mimarı Zenan krala bir oyun oynar. Kral tiyatronun üst sınırlarında gezerken bir fısıltı duyar: ‘’Kral kızını bana vermeli.’’ Akustiğe hayran kalan kral kızını büyük bir kılıçla ikiye ayırır ve kardeşlerine verir. 



Gerçekten de Aspendos’a ayak bastığınızda Aspendos Antik Tiyatrosu büyük bir ihtişamla karşılıyor sizi. Roma tiyatrosunun özelliklerini yansıtan bu tiyatro iki uçta merdivenler ve 58 sütundan oluşmakta.












‘’ İtalya, Fransa, Dalmaçya ve Afrika’da amfitiyatrolar, Mısır ve Yunanistanda tapınaklar, Girit’te saraylar görmüş olabilirsiniz. Antik çağdan günümüze gelen kalıntılara belki doydunuz veya belki onlardan hiç hoşlanmadınız. Ama Aspendostaki tiyatroyu henüz görmediniz.’’ 
                                                                                                                         

D. G Hogart

  Oyuncuların giriş yaptığı 5 kapıdan oluşan sahne kısmındaki işlemeler oldukça detaylı ve tam ortasında da şarap tanrısı Dionysos’un figürü mevcut.
  


  Aspendos Antik tiyatrosunu gezerken beni rahatsız eden iki husustan bahsedeceğim.Birincisi antik tiyatroda günümüzde hala gösteriler düzenlenmekte.Bu durum tiyatronun hatırlanması için iyi ancak tiyatroyu gezerken tam ortaya konulmuş ve beyaz bir örtü ile örtülmüş projeksiyon cihazı ortamın bütün atmosferini kaçırmıştı.


  

   
  

  İkincisi de yakın zamanda restorasyona uğrayan tiyatronun sahne kısmında yapılan camdan çatısı.Restorasyon otoritesi değilim ancak mimarlık okuyan bir öğrenci ve tiyatroyu gezen bir gezgin olarak mermer taşından yapılmış antik tiyatronun çatısının camla kapatılmasına anlam veremedim.

  


  

  Tiyatrodan ayrıldıktan sonra Yukarı Kent(Acropolis),meclis binası,bazilika,anıtsal çeşme,su kanalları ve çok uzaklara ulaşan kent surlarını gezdim.Bu kısımlar çok fazla korunamamış olsa da Aspendos’un bir zamanlar tarih sahnesinde önemli bir yeri olduğunu hepimizin gözleri önüne sermekte.
                                         

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder